İstanbul’da yaşayan 51 yaşındaki Çöten, annesinin yaklaşık 10 yıl önce meme kanserine yakalanmasının ardından hastalıkla ilgili araştırmalar yaparak bilinçlendi ve edindiği bilgiler sayesinde vücudundaki değişiklikleri takip etmeye başladı.
Sol memesindeki kitleyi elle fark etmesinin ardından bir sağlık kuruluşuna başvuran Çöten’e, meme kanseri teşhisi konuldu.
Bunun üzerine Çöten, annesinin de tedavi gördüğü Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Meme Cerrahisi Polikliniğine başvurdu.
Sol memesine mastektomi ameliyatı uygulanan Çöten, uygulanan tedavi sonrası yaşamını sağlıklı şekilde sürdürüyor.
Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü İdari Sorumlusu ve Meme Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Cemal Kaya, AA muhabirine, yaklaşık 10 yıl önce Erdal Çöten’in annesine cerrahi ve medikal tedavi uyguladıklarını, hastanın tamamen iyileştiğini ve rutin kontrollerinin sürdüğünü anlattı.
Bu süreçte hastalıkla ilgili farkındalığı artan Çöten’in de kendi memesindeki küçük kitleyi erken evrede fark ederek sağlık kuruluşuna başvurduğunu dile getiren Kaya, başka bir sağlık kuruluşunda yapılan tetkikler ve biyopsi sonucunda meme kanseri teşhisi alan Çöten’in kendi hastanelerine geldiğini kaydetti.
Muayene ve incelemelerde hastalığın erken aşamada olduğunu tespit ettiklerini belirten Kaya, “Hastaya cerrahi tedavi uyguladık ve memesini aldık. Ameliyat yaklaşık bir saat sürdü. Ayrıca hastanın koltuk altındaki lenf bezinden de örnek alındı ve metastaz görülmemesi üzerine daha ileri bir tedaviye ihtiyaç duyulmadı. Kemoterapiye gerek kalmadan hormon ilacıyla takibi süren hasta, şu anda başarılı şekilde hayatına devam ediyor.” dedi.
“100 meme kanserinden bir tanesi de erkekte görülmektedir”
Meme kanserinin erkeklerde de görüldüğüne dikkati çeken Kaya, toplumda erkeklerde meme dokusu olmadığı ve bu nedenle meme kanseri oluşmayacağı yönünde yanlış bir düşünce bulunduğunu ifade etti.
Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Kaya, “Ülkemizde ve dünyada her 4 kadın kanserinden bir tanesi meme kanseridir. Ancak 100 meme kanserinden bir tanesi de erkekte görülmektedir.” diye konuştu.
Kaya, erkeklerde görülen belirtilerin kadınlardaki şikayetlere benzediğini, memede kitle, meme başında akıntı ve kanama, meme başında içeri çökme ve meme derisinde değişiklikler görülebildiğini aktararak, bu belirtilerin ihmal edildiğini ve meme kanseri olasılığının düşünülmediğini, erkeklerin genellikle hastalığın daha ileri evrelerinde sağlık kuruluşlarına başvurduğunu söyledi.
Erkeklerde söz konusu şikayetlerin ortaya çıkması durumunda meme polikliniğine veya genel cerrahi uzmanına başvurulmasını öneren Kaya, bu belirtilerin hepsinin meme kanseriyle ilişkili olmayabileceğini ancak klinik muayene ve uygun görüntüleme tetkikleriyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaya, erken aşamada yakalanan meme kanserinde tedavi başarısının son derece yüksek olduğunu, meme koruyucu tedavinin mümkün olabildiğini ve kemoterapiye ihtiyaç duyulmayabildiğini belirterek, şikayetleri olan hastaların panik yapmadan ve gecikmeksizin hekime başvurmaları gerektiğini kaydetti.
“10 sene sonra aynı tanıyı ben aldım”
Erdal Çöten ise annesinin meme kanseri tedavisi sürecinde hastalık konusunda bilinçlendiğini anlatarak, “10 sene sonra aynı senaryonun içerisinde kendimi bulacağımı hiç düşünmemiştim. 10 sene sonra aynı tanıyı ben aldım.” dedi.
Memesinde acı hissettiğini ve kitleyi fark ettiğini, meme kanserini bildiği için de bunu önemseyerek sağlık kuruluşuna başvurduğunu aktaran Çöten, “Meme kanseri tanısı aldım ve tedavi sürecim başladı. Hastaneye yatış sürecinden sonra meme ameliyatı oldum. Başarılı operasyon geçirdim. Şu an sürecim takip ediliyor ve sağlıklıyım.” şeklinde konuştu.