Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – ABD’deki ara seçimlerden istediği sonucu alaman Başkan Donald Trump, pek de kaybedişinde bile kendisini övecek bir nokta bulmuştu. Eğer kendi fotoğrafı oy pusulasında yer alsaydı sonucun başka olacağına inanan Trump iktidara geldiği günlerde Amerika’yı çok güçlü yapacağını ekonomiyi iyileştireceğini vadetse de bu pek de başarılı gitmiyordu. Devam eden savaşların yanında bir cephe daha açan Trump, küresel tepkilerin odağındaydı. Seçimler yalnızca insani tepkilerle de ilişkili değildi. Piyasaların da söyleyecekleri vardı ve altın, dolar, petrol cephesinde yeni rotalar ne yönde oluşabilir? Peki ama hangisi ne yönde seyredebilir? Prof. Dr. Metin Duyar 3 kalemdeki seyri Milliyet.com.tr’ye anlattı.

GÜNCEL ALTIN FİYATLARI İÇİN TIKLAYINIZ
PETROLÜN VARİL FİYATI DÜŞER Mİ? ABD HALKININ YAKIT TEPKİSİ
Yurt içinde artan yakıt piyatları küresel piyasaların güçlü bir yansımasıydı. Ancak yaşanan yükselişten olumsuz etkilenen ülkeler yalnızca Türkiye gibi gelişmekte olanlar değildi. ABD savaşın tam da ortasında yer alıyor ve halkın çığ gibi büyüyen memnuniyetsizliği ve tepkisi yakıt fiyatlarıyla Trump’a doğru yıkılıyordu. Benzin, Amerika Birleşik Devletleri’nde tüketilen en büyük rafine petrol ürünüdür. Toplam petrol talebinin önemli bir payını da bu kalem oluşturur. Ulaşım için ana yakıt olan petrol ürünleri, tüketici faaliyetleri ve ekonomik koşulların önemli bir göstergesidir. Amerika Birleşik Devletleri’nde benzin fiyatları 1991’den 2026’ya kadar ortalama 0,61 USD/Litre olarak gerçekleşmişti. ABD’de benzin fiyatları, Eylül 2026’da litre başına 1,15 ABD dolarından Ekim ayında litre başına 1,14 ABD dolarına gerilemişti ancak bu bile oldukça büyük bir yükselişti. 35 yıllık ortalamanın 2 katı kadar yükselen benzin fiyatları ABD’lileri memnun edecek gibi de seyretmiyordu. 4 Kasım itibarıyla ABD benzin 1.18/litre değerine yükseldi. ABD benzin fiyatı, dünya ortalamasının altında olsa da seçimlerde bu Trump’a istediği sonucu kazandıracak bir değer değildi. ABD’de pompa fiyatları 3 ay öncesine göre yüzde 4.3 yukarıdaydı. 44 haftalık veriler incelendiğinde 1.090 dolar ile tabanı, 1.270 dolar ile de tavanını gören benzin 13 Temmuz’da dibi, 18 Mayıs’ta zirvesi görmüştü. İki tarih arasındaki fark yüzde 16.5’ti 2026 yılının ilk ölçümüne göre pompa fiyatı önceki yıla oranla yüzde 4 yukarıdaydı. Peki petrolün bundan sonraki seyrini ne belirleyecek? Artış veya azalışın perde arkasını ve ihtimalleri Prof. Dr. Metin Duyar şöyle açıkladı:
“Petrolde seçim sonucunun etkisi, büyük ölçüde İran savaşının seyri ve bölgedeki arz koşullarına ilişkin beklentiler üzerinden işliyor. Brent son günlerde 100 dolar çevresinde, gün içinde yüzde 7’yi aşan hareketlerle sert dalgalandı; bu nedenle tek bir seviyeye değil, yönüne bakmak daha doğru. Müzakerelerde diplomasi haberleri fiyatı aşağı çekerken, seçim sonrası sınırlı bir askerî harekât ihtimaline ilişkin haberler yukarı yönlü risk taşıyor. Demokrat bir Kongre savaş yetkilerini ve finansmanını sorgulayabilir. Bu da beklentileri değiştirir. Özetle seçim ilk fiyatlamayı değiştirdi, kalıcı yön için faiz, dolar ve İran’daki gelişmelerin birlikte izlenmesi gerekiyor.”

ALTINDA YÜKSELİŞ OY KULLANILIRKEN BAŞLADI? DEVAM EDER Mİ?
ONS seçim öncesindeki haftayı yaklaşık 3.870 – 3.875 dolar ile son 1 yılın en düşük seviyelerinde tamamladı. Seçimden 1 gün önce (Pazartesi günü) gelen tepki alımlarıyla yeniden yükselişe geçen ONS 3.945 – 3.948 dolar bandına tırmandı. İç piyasa da bu esnada benzer seyrediyordu. Seçimden 1 gün önceki işlemlerde yurt içi piyasada gram altın yaklaşık 6.300 – 6.320 TL seviyelerindeydi. Seçim sonuçlarının açıklanıp Kongre tablosunun netleşmesiyle (çarşamba günü) ons altın 4.000 dolar barajını aşıp 4.038 dolara, gram altın ise 6.500 TL sınırına sıçradı. İlk sonuçların açıklanmaya başladığı ve piyasalarda beklentilerin şekillendiği dakikalarda ise ons altın zaten yükselmeye başlamış ve 3.960 – 3.980 dolar bandında hareket etmişti. Yurt içinde gram altın işlem gününün ilk başında 6.300 – 6.350 TL seviyelerinde yatay-yukarı yönlü bir seyir izliyordu. Seçim neticesi kesinleştiğinde ise günlük bazda yaklaşık yüzde 2,7 ila yüzde 3,5 artış kaydederek kritik psikolojik eşik olan 4.000 doları aştı ve 4.036 – 4.038 dolar seviyelerini gördü. Küresel rüzgar ve ons altındaki sıçramayla birlikte yurt içi piyasada gram altını da etkiledi ve 6.483 – 6.500 TL bandının üzerine çıkıldı. 5 Kasım günü saat 08.30 itibarıyla altının gramı 6 bin 672 lirayı, ons ise 4140.2 doları buldu. Ancak Prof. Dr. Metin Duyar’a göre altın için daha belirleyici bir adım daha var. Piyasada sarı madenin yönünü 6 Kasım’da yaşanması beklenen gelişmeler ne kadar etkiler? Prof. Dr. Duyar bu durumu şöyle açıkladı:
“ABD ara seçimlerinde Demokratların hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da çoğunluğu aldığı bildiriliyor ve bu sonuç piyasalarda ilk tepkiyi yaratan unsur oldu. Altın 4 Kasım’da yaklaşık yüzde 2,6 değer kazanarak 4.000 doların üzerine çıktı, 5 Kasım sabahı ise 4.140 dolar civarında, iki haftanın en yüksek bölgesinde işlem görüyor ki bu da normal gözüküyor. Dolar endeksi yaklaşık yüzde 0,3 geriledi, tahvil faizleri düştü. İlk tepki, kısmen Kongre’nin yönetimin bütçe, vergi ve savaş finansmanı gündemini sınırlayabileceği beklentisiyle açıklanabilir; fiyatlara dair gözlenen veriler ise yalnızca yönü gösteriyor. Bu tepkiyi kalıcı bir yön değişikliği saymak için daha erken. Hareketin asıl taşıyıcısı petrol oldu. Brent tek seansta yaklaşık yüzde 9 düşerek 94 dolar civarında, iki ayın en düşük seviyesine indi. Trump seçim kayıplarını İran savaşına ve benzin fiyatlarına bağladı, yakın dönemde yeni bir saldırı planı olmadığını söyledi. Katar arabuluculuğu sürüyor, Körfez’den ham petrol ihracatı toparlanıyor. Seçim sonrası sınırlı bir askerî harekât ihtimali bu nedenle zayıfladı, ancak ortada imzalanmış bir anlaşma yok. Altın açısından mekanizma şöyle işliyor: petrol düşünce enflasyon beklentisi ve faiz artırımı baskısı hafifliyor, tahvil faizleri geriliyor, dolar zayıflıyor ve faiz getirmeyen altın destek buluyor. Barış umuduyla birlikte altının yükselmesi, şu an faiz kanalının güvenli liman kanalına baskın geldiğini gösteriyor. Bu desteğin kırılgan olduğunu da not etmek gerekir. CME FedWatch’a göre aralıkta faiz artırımı olasılığı yaklaşık yüzde 83, bir önceki seansta yüzde 77’ydi. Fed’in aralıkta faiz artırımına gideceği beklentisi hâlâ güçlü ve altındaki yükseliş, sıkılaşma beklentisinin kalkmasından gelmiyor. Bu yüzden 6 Kasım’daki istihdam raporu ve aralıktaki Fed toplantısı, seçimin kendisinden daha belirleyici olabilir. Güçlü bir rapor faiz beklentisini yeniden yükseltir ve altındaki toparlanmayı sınar, zayıf bir rapor ise hareketi pekiştirebilir.”

DOLAR TAHTI SALLANTIDA MI, YÜKSELİŞTE Mİ?
Seçim öncesindeki haftada 102,00 seviyesinin hemen altında yataylaşan DXY, seçimden bir gün önceki işlem seansında 101,80 – 101,98 bandında dengelenmişti. Aynı gün, iç piyasada Dolar/TL kuru 2 Kasım’da, psikolojik ve tarihi eşik olan 50,00 TL sınırını aşarak 50,00 – 50,02 TL civarında harekete başladı. Sandıkların açıldığı ve ilk sonuçların gelmeye başladığı saatlerde ise DYX 101,75 – 101,85 seviyeleri civarında dar bantta dalgalanıyordu. Yurt içi döviz piyasasında dolar kuru 50,00 TL seviyesinin hemen üzerindeki yatay ve kontrollü seyrini korurken, Demokratların Kongre’deki güç dengelerini değiştirmesi ve olası bir kilitlenme beklentisi ABD Hazine tahvil getirilerinde ve dolar endeksinde belirgin bir gerilemeye yol açtı. Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle küresel ölçekte son 5 haftanın ve yaklaşık son 1 ayın en düşük seviyelerine sarkan DYX, yüzde 0,5 ila 0,6 civarında düşüşle 101,25 – 101,30 bandına geriledi. Doların küresel bazda değer kaybetmesine rağmen iç piyasada enflasyonist görünüm ve kur dinamikleri sebebiyle Dolar/TL sert bir düşüş yaşamadı ve 50,01 – 50,05 TL bandında yüksek seyredişini sürdürdü. Peki bu gelişmeler ışığında dolar için Prof. Dr. Metin Duyar ne diyor?
“Dolar için tablo iki yönlü. Kongre’deki sürtüşme bütçe ve politika belirsizliğini artırıp doları zayıflatabilir. Fed’in sıkılaşma ihtimali ise doları destekliyor. Bu nedenle tek yönlü bir beklentiden çok, istihdam ve enflasyon verilerine bağlı dalgalı bir seyir daha gerçekçi.”