Kiraz büyüklüğünde kıpkırmızı bir meyve, C vitamini denince ilk akla gelen limonu ve portakalı açık ara geride bırakıyor. Barbados kirazı olarak da bilinen acerolanın tek bir tanesi, bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını karşılamaya yetebiliyor. Florida Üniversitesi’nden bilim insanları da hastalıkla boğuşan portakal bahçelerine alternatif olarak bu meyveyi tarlada denemeye başladı.
Kaynak: UF/IFAS
Kiraza benzeyen bu meyve Karayipler ve Güney Amerika’da yetişiyor
Bilimsel adı Malpighia emarginata olan acerola; Karayipler, Orta Amerika ve Güney Amerika’nın sıcak bölgelerinde doğal olarak yetişiyor. Dünyadaki en büyük üretici Brezilya; Meksika ve Karayip adalarında da geniş çapta yetiştiriliyor.
Bitki genellikle 2-3 metre boyunda kalan, çalı görünümlü bir ağaç. Parlak, koyu yeşil yaprakları arasında pembe çiçekler açıyor; ardından gelen 1-2 santimetrelik meyveler yeşilden parlak kırmızıya dönüyor. Görüntüsü kirazı andırsa da tadı ekşimsi ve hafif tatlı, içinde ise üç parçalı bir çekirdek bulunuyor.
100 gram acerolada limonun 30 katından fazla C vitamini var
Acerolayı meşhur eden şey, o küçük gövdesine sığdırdığı C vitamini. ABD Tarım Bakanlığı’nın besin veri tabanına göre 100 gram çiğ acerolada ortalama 1.680 miligram C vitamini bulunuyor. Aynı miktar limonda bu değer 53 miligramda kalıyor; yani acerola, ortalamada bile limonun 30 katından fazlasını sunuyor.
Bu yüzden tek bir tane bile fark yaratıyor. Florida Üniversitesi’nin meyve rehberine göre çoğu çeşitte bir acerola, bir yetişkinin günlük asgari C vitamini ihtiyacını karşılayabiliyor. Meyvede ayrıca A vitamini, B grubu vitaminleri ve antosiyanin gibi antioksidan bileşikler de yer alıyor.
En yüksek değerler henüz yeşil olan meyvelerde ölçülüyor
Bu oran meyvenin olgunluğuna göre ciddi şekilde değişiyor. Brezilya ve Avustralya’da yapılan ölçümlerde en yüksek C vitamini değerleri henüz yeşil olan meyvelerde bulundu; meyve kızardıkça oran düşüyor. Bazı ölçümlerde 100 gramda 4.500 miligrama kadar çıkan değerler kayda geçti, bu da limonun 80 katından fazlası demek.
Çeşit farkı da belirleyici. Küçük ve ekşi meyveler en zengin olanlar; taze yemek için tercih edilen iri ve tatlı çeşitlerde C vitamini daha az. Projeyi yürüten Florida Üniversitesi araştırmacısı Felipe Ferrao ise bazı acerolaların portakaldan 100 kata kadar fazla C vitamini içerebildiğini söylüyor.
Florida’da hastalıkla boğuşan portakal bahçelerine alternatif olarak deneniyor
Acerolanın son dönemde yeniden gündeme gelmesinin bir nedeni de narenciye üreticilerinin yaşadığı kriz. Florida’daki bahçeler yıllardır ağaçların verimini düşüren, meyveleri küçültüp tadını bozan narenciye yeşillenme hastalığıyla mücadele ediyor. Florida Üniversitesi Gıda ve Tarım Bilimleri Enstitüsü (UF/IFAS) de çiftçilere yeni ürün seçenekleri sunmak için acerolayı mercek altına aldı.
Ferrao liderliğindeki ekip, Brezilya’nın tarım araştırma kurumu Embrapa ile birlikte eyaletin üç farklı noktasında deneme alanları kurdu. Amaç, hangi çeşidin hangi iklim ve toprakta en iyi sonucu verdiğini bulmak. Ferrao’ya göre Florida’da yetişen portakalların yaklaşık yüzde 90’ı meyve suyuna gidiyor ve mevcut meyve suyu tesisleri acerola için de kullanılabilir.
Soğuktan korunursa büyük bir saksıda da yetişebiliyor
Acerola tropik kökenli olsa da evde yetiştirmek imkansız değil. Florida Üniversitesi’nin rehberine göre bitki yaklaşık eksi 1 dereceye kadar dayanabiliyor. Bu yüzden kışı soğuk geçen yerlerde büyük bir saksıya dikilip soğuk günlerde içeri alınması gerekiyor; kışı ılık geçen kıyı bölgelerinde ise bahçede de denenebilir.
Bitki tam güneşi seviyor ve günde en az 6-8 saat doğrudan ışık istiyor. Organik maddece zengin, suyunu iyi süzen bir toprak tercih ediliyor. Kökleri yüzeye yakın olduğu için toprağın tamamen kurumasına izin verilmemeli, ama saksı tabağında su birikmesi de kök çürümesine yol açabiliyor. Tohumdan yetişen bitkiler yavaş büyüyüp ekşi meyve verebildiği için çelikle çoğaltılmış fidanlar öneriliyor.
Çabuk bozulduğu için çoğunlukla toz ve meyve suyu olarak satılıyor
Acerolanın en büyük dezavantajı dayanıksız olması. İnce kabuklu meyve toplandıktan sonra kısa sürede yumuşayıp bozulmaya başlıyor ve bu süreçte C vitamininin bir kısmı da kayboluyor. Bu yüzden dünyada büyük bölümü meyve suyu, dondurulmuş püre, toz ve takviye olarak işleniyor.
Takviye formlarında ise aşırıya kaçmamak gerekiyor. Yüksek miktarda tüketildiğinde bazı kişilerde ishal ve mide rahatsızlığı görülebiliyor. Düzenli ilaç kullananların ya da bir sağlık sorunu olanların acerola takviyesine başlamadan önce doktoruna danışması öneriliyor.